İngiltere ve Avrupa Birliği, Brexit sonrasında gıda ve tarım ürünlerinin ticaretini zorlaştıran sınır kontrollerini azaltmaya yönelik önemli bir adım attı. Yaklaşık 200 sayfalık yeni anlaşma taslağında uzlaşı sağlandığı bildirilirken, düzenlemenin hayata geçmesi halinde iki taraf arasındaki ticaretin daha hızlı ve düşük maliyetli hale gelmesi bekleniyor. Peki bu gelişme Türk gıda ihracatçılarını nasıl etkileyebilir?
İngiltere’nin AB’den ayrılmasının ardından gıda, hayvansal ürünler ve tarım ürünlerinin ticaretinde ilave belgeler, denetimler ve sınır işlemleri gündeme gelmişti.
Yeni SPS anlaşması, bu işlemlerin önemli bir bölümünü azaltmayı hedefliyor.
Taslağın hayata geçmesi halinde belirli ürünlerde ihracat sağlık sertifikaları, bitki sağlığı belgeleri ve rutin sınır kontrolleri gibi yükümlülükler kaldırılabilecek veya azaltılabilecek.
Böylece özellikle bozulabilir gıdaların taşınmasında yaşanan gecikmelerin ve işletmelerin belge maliyetlerinin düşürülmesi amaçlanıyor.
Anlaşma yalnızca tek bir ürün grubunu kapsamıyor. Meyve ve sebzeler, et ve süt ürünleri, balıkçılık ürünleri, bitkiler ve çeşitli tarım ürünleri düzenlemenin ilgi alanında bulunuyor.
İngiltere hükümetinin açıklamalarına göre yeni sistem, belirli ürünlerde ticaretin önündeki mevcut kısıtlamaların kaldırılmasına da imkân sağlayabilir.
Ancak kolaylaştırmalar karşılığında İngiltere’nin ilgili gıda güvenliği ve bitki sağlığı kurallarını AB mevzuatıyla uyumlu hale getirmesi öngörülüyor.
Bu nedenle anlaşma yalnızca sınır kontrollerini azaltmayacak; ürün standartları, etiketleme ve uygunluk koşullarında da değişiklikler getirebilecek.
İngiltere ve AB, Türk gıda üreticileri açısından önemli iki ayrı ihracat pazarı.
İki taraf arasındaki ticaretin kolaylaşması, özellikle gıda ve tarım ürünlerinde rekabet koşullarını etkileyebilir.
İngiltere’deki üretici ve ihracatçıların AB pazarına daha düşük işlem maliyetleriyle ulaşabilmesi, bazı ürünlerde rekabeti artırabilir. Diğer taraftan ticaretin hızlanması, İngiltere’deki ithalatçı ve distribütörlerin tedarik stratejilerini de değiştirebilir.
Türk firmaları açısından özellikle yaş meyve ve sebze, işlenmiş gıda, gıda ambalajı ve tarımsal tedarik zincirleri gelişmelerin izlenebileceği alanlar arasında bulunuyor.
Ancak önemli bir ayrıntı var: İngiltere ile AB arasındaki anlaşma, Türkiye’ye otomatik olarak yeni bir gümrük veya sertifika muafiyeti sağlamıyor. Türk ihracatçıların kendi ürünleri için geçerli ithalat ve uygunluk koşullarını ayrıca kontrol etmesi gerekiyor.
İngiltere hükümeti daha önce anlaşmanın 2027 ortasında uygulanmasını hedeflediğini açıklamıştı. Ancak kasım ayında yayımlanan sektör haberlerinde takvimin 2028’in ilk aylarına kayabileceği belirtiliyor.
Bu nedenle kesin yürürlük tarihi henüz netleşmiş değil.
20 Kasım 2026’da yapılması planlanan İngiltere–AB Zirvesi, müzakerelerin geleceği açısından önemli bir aşama olacak.
TurkishExporter değerlendirmesi: İngiltere ile AB arasında gıda ticaretinin kolaylaştırılması, Türk ihracatçılar için doğrudan bir ayrıcalık yaratmasa da uluslararası rekabetin yönünü değiştirebilir.
Türk firmalarının özellikle hedef pazarlardaki ürün standartlarını, ithalatçıların yeni tedarik tercihlerini ve rakip ülkelerin ticaret koşullarını yakından takip etmesi önem taşıyor.
İhracatta rekabet avantajını korumanın yollarından biri, yalnızca yeni pazarlar bulmak değil, mevcut pazarlarda değişen ticaret kurallarına zamanında uyum sağlayabilmek.