Ankara’da bir beyin cerrahının hastaları için daha iyi çözümler geliştirme düşüncesiyle başlayan girişim, bugün beş kıtada 56 ülkeye ürün gönderen bir medikal teknoloji şirketine dönüştü. DESU Medikal’in 2007 yılında küçük bir Ar-Ge girişimi olarak başlayan yolculuğu, yeni üretim tesisinin açılmasıyla önemli bir aşamaya ulaştı.
13 Ekim 2026’da Ankara Gölbaşı’nda açılan yeni tesis, Türkiye’nin sağlık teknolojilerinde yerli üretim ve ihracat potansiyelini gösteren dikkat çekici bir başarı hikâyesine sahne oldu.
DESU Medikal’in temelleri, beyin cerrahı Doç. Dr. Mehmet Sorar’ın meslek hayatında karşılaştığı hasta ihtiyaçlarına teknolojik çözümler geliştirme düşüncesiyle atıldı.
2007 yılında Hacettepe Teknokent’te kurulan şirket, zamanla beyin cerrahisinde kullanılan şant sistemleri, kateterler, nörolojik drenaj sistemleri ve kolajen bazlı implantlar geliştiren bir üreticiye dönüştü.
DESU’nun hikâyesini farklı kılan, yalnızca tıbbi cihaz üretmesi değil; kendi teknolojisini geliştirerek uluslararası pazarlara açılması oldu.
Şirketin kurucusu Mehmet Sorar’ın açıklamasına göre DESU, bugün geliştirdiği tıbbi cihaz ve implantları 56 ülkeye ihraç ediyor.
Ürünlerini 2014 yılından itibaren CE belgelendirmesiyle uluslararası pazarlara sunan şirket; Almanya, İngiltere, İsviçre ve Çin gibi önemli pazarlarda faaliyet gösteriyor.
2025 yılında Çin’in Shenzhen kentinde ofis açılması da şirketin uluslararası yapılanmasında yeni bir adım oldu.
DESU’nun büyümesinde teknoloji kadar finansman modeli de dikkat çekiyor.
Ziraat Katılım, 2024 yılında şirketle müşareke olarak bilinen sermaye ortaklığı modeli üzerinden iş birliği yaptı.
Bu ortaklıkla Ankara Gölbaşı’nda hayata geçirilen yeni tesiste üretim alanı yaklaşık 12 kat artarak 5.000 metrekareye ulaştı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katıldığı törenle açılan tesisin, şirketin üretim kapasitesini ve ihracat potansiyelini güçlendirmesi hedefleniyor.
DESU’nun hikâyesi, uluslararası pazarlarda rekabet etmenin yalnızca düşük fiyat veya yüksek üretim miktarıyla sınırlı olmadığını hatırlatıyor.
Ar-Ge, özgün ürün geliştirme, uluslararası standartlara uyum ve doğru finansman ortaklıkları da bir işletmenin büyümesinde belirleyici olabiliyor.
Bir hekimin hastaları için geliştirmek istediği çözüm, bugün dünyanın farklı ülkelerine ihraç edilen bir teknolojiye dönüşmüş durumda.
Türkiye’nin ihracatta katma değeri artırma hedefi açısından DESU gibi girişimlerin önemi de burada ortaya çıkıyor.
Çünkü bazen büyük bir ihracat hikâyesi, büyük bir fabrikada değil, çözüm bekleyen küçük bir ihtiyaçla başlıyor.